BM kürsüsünde Türkiye-İsrail restleşmesi: Erdoğan Gazze üzerinden yüklendi, Netanyahu “tiran” diyerek karşılık verdi

BM kürsüsünde Türkiye-İsrail restleşmesi: Erdoğan Gazze üzerinden yüklendi, Netanyahu “tiran” diyerek karşılık verdi
Fotobron Oranjenews
Share

BM Genel Kurulu, Türkiye ile İsrail arasında sert bir söz düellosuna sahne oldu. Erdoğan İsrail’i Gazze’de “soykırımcı bir zihniyetle” suçlarken İsrail heyeti salonu terk etti. Netanyahu ise Erdoğan’a “tiran” dedi; Türkiye’yi Hamas liderlerine ev sahipliği yapmakla ve “binlerce Kürt sivili öldürmekle” suçladı. Netanyahu kürsüye çıktığında ise onlarca ülkenin temsilcisi salonu terk ederek konuşmasını protesto etti.


NEW YORK – Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu arasındaki uzun süredir devam eden gerilim, Birleşmiş Milletler 81. Genel Kurulu’nda karşılıklı ağır suçlamalara dönüştü.
Erdoğan: “Soykırımcı bir zihniyetle karşı karşıyayız”
Erdoğan, 22 Eylül’de BM Genel Kurulu’nda yaptığı konuşmanın önemli bir bölümünü Gazze ve Filistin’e ayırdı. Gazze’deki insani duruma dikkat çeken Erdoğan, İsrail yönetimini “soykırımcı bir zihniyetle” hareket etmekle suçladı ve uluslararası topluma İsrail üzerindeki baskıyı artırma çağrısı yaptı.
Erdoğan ayrıca Filistin’i henüz devlet olarak tanımayan ülkelere tutumlarını gözden geçirme çağrısında bulundu. İsrail ise Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamaları reddediyor.

İsrail heyeti Erdoğan konuşurken salonu terk etti

Erdoğan’ın İsrail ve Gazze hakkındaki açıklamaları sırasında İsrail heyeti BM Genel Kurul salonunu terk ederek konuşmayı protesto etti.
Erdoğan’ın konuşmasının ardından İsrail yönetiminden de sert açıklamalar geldi. İsrailli yetkililer Erdoğan’ın İsrail hakkındaki sözlerini hedef alırken Türkiye’nin Hamas’la ilişkilerine yönelik suçlamalarını tekrarladı.

Netanyahu’dan Erdoğan’a: “Tiran”

Gerilim, İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu’nun 24 Eylül’de BM Genel Kurulu kürsüsüne çıkmasıyla yeni bir boyut kazandı.
Netanyahu, Türkiye’yi İsrail karşıtı ve antisemitik söylemleri yaymakla suçladı. Erdoğan için “tiran” ifadesini kullanan Netanyahu, Türkiye’nin Hamas yöneticilerine ev sahipliği yaptığını da öne sürdü.
Netanyahu’nun sözleri yalnızca Gazze ve Hamas başlıklarıyla sınırlı kalmadı. İsrail Başbakanı; Kürtler, Suriye, Kıbrıs ve Yunanistan üzerinden Ankara’nın bölgesel politikalarını hedef alan bir dizi suçlama yöneltti.
Bu ifadeler, konuşmanın Erdoğan’ın Gazze eleştirilerine verilen bir yanıtın ötesine geçerek Türkiye’nin bölgedeki politikalarına yönelik daha geniş bir siyasi hesaplaşmaya dönüştüğünü gösterdi.

Netanyahu’dan Kürtler üzerinden Erdoğan’a suçlama

Netanyahu, konuşmasının dikkat çeken bölümlerinden birinde Kürt meselesini doğrudan gündeme getirdi. Erdoğan’ı “binlerce Kürt sivili öldürmekle” suçladı.
İsrail Başbakanı ayrıca Türkiye’de gazetecilerin ve siyasi muhaliflerin hapsedildiğini öne sürdü ve Erdoğan’ın Ermeni Soykırımı’nı inkâr ettiğini söyledi. Bunlar Netanyahu’nun BM kürsüsünden dile getirdiği suçlama ve iddialardı.
Netanyahu, Türkiye’nin Kuzey Kıbrıs’taki varlığını “yasadışı işgal” olarak nitelendirirken Ankara’yı Yunanistan’ın egemenlik alanlarını ihlal etmekle de suçladı. Suriye konusunda ise Erdoğan’ın bu ülkeye doğru genişlemeye çalıştığını öne sürdü.
Böylece Netanyahu, Türkiye’nin Kürtler, Suriye, Kıbrıs ve bölgedeki politikalarını birlikte hedef alarak Ankara’nın bölgede yayılmacı bir politika izlediğini ima eden bir çerçeve çizdi.
Türkiye, Kıbrıs ve bölgesel politikalarına ilişkin bu tür İsrail suçlamalarını kabul etmiyor.

Netanyahu konuşurken onlarca diplomat salonu terk etti

Netanyahu’nun BM konuşması da dikkat çekici bir diplomatik protestoya sahne oldu.
Netanyahu kürsüye çıktığı sırada onlarca ülkenin temsilcisi Genel Kurul salonunu terk etti. Uluslararası basına yansıyan görüntülerde delegasyonların konuşmanın başlangıcında toplu şekilde salondan ayrıldığı görüldü.
Böylece birkaç gün içinde BM Genel Kurulu’nda karşılıklı iki dikkat çekici protesto yaşandı: Erdoğan konuşurken İsrail heyeti salonu terk ederken, Netanyahu’nun konuşması sırasında bu kez çok daha geniş bir diplomat grubu salonu terk etti.
Netanyahu ise protestolara rağmen İsrail’in Gazze’de soykırım yaptığı yönündeki suçlamaları reddetti ve İsrail ordusunun Hamas’a karşı yürüttüğü operasyonları savundu.

İsrail Savunma Bakanı Katz: “Erdoğan kâğıttan sultan”

İsrail Savunma Bakanı Israel Katz da Erdoğan’ın BM konuşmasının ardından sert ifadeler kullandı. Erdoğan’ın konuşmasını “antisemitik ve kışkırtıcı” olarak nitelendiren Katz, Türkiye Cumhurbaşkanı’nı Hamas’ı desteklemek ve finanse etmekle suçladı.
Erdoğan için “kâğıttan sultan” ifadesini kullanan Katz, Türkiye’nin Osmanlı İmparatorluğu’nu yeniden kurma hayalleri taşıdığını öne sürdü ve Erdoğan’a “İsrail’le uğraşmayı bırakması” çağrısında bulundu.
Katz açıklamasında Kürtleri de gündeme getirerek, “İsrail güçlüdür ve kendisini korumayı bilir. Biz, onun bugün bile Türkiye’de zulmettiği Kürtler ve savunmasız insanlar değiliz” ifadelerini kullandı.
Böylece Kürt meselesi, hem Netanyahu’nun BM kürsüsündeki suçlamalarında hem de İsrail Savunma Bakanı’nın Erdoğan’a yönelik açıklamalarında öne çıkan başlıklardan biri oldu.

Ankara’dan yanıt: “Hadsiz ve alçak sözler”

İsrail yönetiminin açıklamalarına Ankara’dan da sert tepki geldi.
Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, Katz’ın Erdoğan’a yönelik ifadelerini “seviyesiz ve hadsiz” olarak nitelendirdi ve bu açıklamaların Gazze’de yaşananların üzerini örtemeyeceğini söyledi.
Netanyahu’nun BM konuşmasının ardından ikinci bir açıklama yapan Duran, İsrail Başbakanı’nın Türkiye ve Erdoğan’a yönelik suçlamalarını “mesnetsiz” olarak nitelendirdi.
Duran, Netanyahu’nun Erdoğan’ı hedef alan sözleri için “hadsiz ve alçak” ifadelerini kullanarak bunların Gazze’de yaşananları görünmez hale getiremeyeceğini savundu.
Gazze’den bölgesel hesaplaşmaya
Erdoğan’ın konuşmasının merkezinde Gazze ve Filistin meselesi yer alırken Netanyahu ve Katz’ın yanıtları Türkiye’nin iç ve dış politikasına kadar genişledi.
Kürtler, Hamas, Suriye, Kıbrıs ve Yunanistan’ın tartışmaya dahil edilmesi, Ankara ile Tel Aviv arasındaki gerilimin yalnızca Gazze üzerinden yürüyen diplomatik bir tartışmayla sınırlı kalmadığını; iki ülkenin bölgesel politikalarının da karşılıklı suçlamaların merkezine yerleştiğini ortaya koydu.

0 Comments

  • No comments yet. Be the first to comment.